Acaba, yapmış olmak için yapanlardan mıyız?
Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılarak büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürme hayalinden bahsetti.
Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendisine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe başladı; fakat gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Kalitesiz malzeme kullanarak baştan savma bir ev yaptı. İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzatarak, “Bu ev senin” dedi. Marangoz, şoka girmişti. Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman böyle yapar mıydı hiç!
Marangozun yaşlı bir adam olduğuna bakmayın siz. O hikâyedeki marangoz aslında biziz. Bu konuda biz gençlerin maalesef bir zaafı bulunmakta! Günü kurtarma çabasında oluruz çoğu zaman. Bir işi yaparken o anı iyi kötü tamamlamak bizi tatmin eder. Bir sınava çalışırken, derste hocayı dinlerken, bir projeyle uğraşırken ya da staj yaptığımız yerde üstümüzün bize verdiği işi yaparken… Listeyi uzatmak pekâlâ mümkün. Ancak… Aldanırız! Evet, hakkını vermeyiz o işin. Ve daha iyi yapabileceğimizi o an bil(e)meyiz, kandırırız kendimizi. Yani… Yapmış olmak için yaparız. Bir an önce bitsin diye o kadar gayret ederiz ki… Bir zaman sonra o baştan savma yaptığımız işin kötü sonuçları ya da olumsuz etkileri bir yerde karşımıza çıkar.
Mesela başarılı sanatçıların eserlerini inceleyin. Bir de onların hayat hikâyelerini okuyun. Eserlerini yaparken nasıl titizlikle çalıştıkları dikkatinizi çekecektir. Eserlerine kendi ruhlarını katarlar ve bunu özenerek yaparlar. Bir de bakmışsınız ki ortaya bir şaheser çıkarmışlar. Haklısınız! Kimse bizden bir şaheser beklemiyor. Fakat… Biz gençler olarak ne yapalım da hedeflerimize ulaşalım? Aklıma gelen ilk cevap: Ne iş yaparsak yapalım o işin hakkını vererek yapalım, yapmış olmak için yapmayalım...
Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendisine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe başladı; fakat gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Kalitesiz malzeme kullanarak baştan savma bir ev yaptı. İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzatarak, “Bu ev senin” dedi. Marangoz, şoka girmişti. Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman böyle yapar mıydı hiç!
Marangozun yaşlı bir adam olduğuna bakmayın siz. O hikâyedeki marangoz aslında biziz. Bu konuda biz gençlerin maalesef bir zaafı bulunmakta! Günü kurtarma çabasında oluruz çoğu zaman. Bir işi yaparken o anı iyi kötü tamamlamak bizi tatmin eder. Bir sınava çalışırken, derste hocayı dinlerken, bir projeyle uğraşırken ya da staj yaptığımız yerde üstümüzün bize verdiği işi yaparken… Listeyi uzatmak pekâlâ mümkün. Ancak… Aldanırız! Evet, hakkını vermeyiz o işin. Ve daha iyi yapabileceğimizi o an bil(e)meyiz, kandırırız kendimizi. Yani… Yapmış olmak için yaparız. Bir an önce bitsin diye o kadar gayret ederiz ki… Bir zaman sonra o baştan savma yaptığımız işin kötü sonuçları ya da olumsuz etkileri bir yerde karşımıza çıkar.
Mesela başarılı sanatçıların eserlerini inceleyin. Bir de onların hayat hikâyelerini okuyun. Eserlerini yaparken nasıl titizlikle çalıştıkları dikkatinizi çekecektir. Eserlerine kendi ruhlarını katarlar ve bunu özenerek yaparlar. Bir de bakmışsınız ki ortaya bir şaheser çıkarmışlar. Haklısınız! Kimse bizden bir şaheser beklemiyor. Fakat… Biz gençler olarak ne yapalım da hedeflerimize ulaşalım? Aklıma gelen ilk cevap: Ne iş yaparsak yapalım o işin hakkını vererek yapalım, yapmış olmak için yapmayalım...
Konular
- Yaptıklarımızın Hesabını Vermeye Hazırlıklı Mısınız.
- Kur'an Nasıl Bir Devlet Yönetimini Öneriyor.
- Kendimize Rab lar Edindiğimizin Farkında Bile Değiliz.
- Sesli düşler
- Ömürden Kaybolan Bir Senemiz
- Yardıma ihtiyacım var
- Hakan Kenan Hoca
- Türkiye'nin Gururu Lingerium
- Zorunlu Trafik Sigortası
- Kur'an ın Bizlere İndirilme Amacını Doğru Anlamalıyız.
- Rivayetleri Aklamak Adına, Kur'an a Saygısızlık Yapmayalım.
- Allah ın Affetmesi, Şefaati Konusunu Nasıl Anlamalıyız.
- Hac Suresi 47, Zümer Suresi 42. Ayetlerin. Ölüm Ve Rüya İlişkisi.
- Allah ın Sınırlarını Aşarak, Kafirlerden Olmak İstemiyorsak.
- Kur'an neden arapça indirilmiştir. Zuhruf 2-3. Fussilet 44. Ayet.
- Elbette tek vatan bö-lü-ne-me----yiz
- Bizleri dinden saptıran en büyük yanlışımız.
- Çalışanlarınızın network trafiğini DeskGate ile inceleyin
- DeskGate en iyi sirket guvenlik programi
- Pekala ölmüyormuyuz
- Siber saldırı ve afetlere karşı veri yedekleme yazılımı DeskGate
- Işsizlik sel gibi
- Ad adres telefon
- Nuhilik (noahidizm)
- Isa beklenen yahudi mesih midir?
- Cümle kapısı..
- Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 3
- Nasreddin Hoca Fıkraları
- Allah ın resulünün bizlere örnek oluşunu, hangi kaynaktan öğrenmeliyiz?
- Ayşecik İle Yasemin Sultan