Bakışla Eğitim
BAKIŞLA EĞİTİM…
Sadaka olarak getirilen hurmalar Peygamber Efendimizin yanında bir harman şeklini almıştı.
Peygamberimiz küçük torunları Hasan ve Hüseyin toplanan hurmaların yanında oynuyorlardı.
Oyun esnasında Hz. Hasan hurmalardan bir tanesini aldı. Tam ağzına götürmüştü ki bakışları dedesinin bakışları ile karşılaştı.
Hemen elindeki hurmayı bıraktı.
Dede, yalnızca bakmıştı torununa.
Ama her zamankinden farklıydı bu bakış.
Çocuk, bu bakışın anlamını çözmüş, yapması gereken bir davranışı yaptığını fark ederek elindeki hurmayı bırakmıştı…
Bakışla eğitim sözlü eğitimden çok daha etkilidir. Bakışla eğitim için çocuğa her zaman sevgiyle bakmak gerekir ki, çocuk bakışın değiştiğini fark edebilsin.
Her zaman kendisine olumsuz bakılmaya ya da bağırılıp, kızılmaya alışmış bir çocuk bakışla eğitilemez.
Çünkü o çocuğun şahsiyeti yara almıştır. Hırpalanmıştır. Yaralı bir şahsiyet eğitim tedavisinde zor cevap verir.
Büyükleri tarafından şahsiyeti hiç zedelenmemiş bir çocuğa, bakışla eğitim yeterli olabilmektedir.
Çocuktaki eğitim merkezlerini bizim yanlış davranışlarımız kapatıyor. Kızılan bir çocuk, savunma mekanizması olarak bu merkezlerini devre dışı bırakıyor…
Otomatik eğitim merkezleri, uygunsuz eğitim metodlarına kendisini kaptırmaktadır. Devre dışı kalmış merkezlere bizim doğru eğitim sinyallerimizin gitmesi mümkün değildir.
Çünkü eğitim merkezlerimiz Allah’ın RAB isminin bizdeki tecelli noktalarıdır. O tecelli noktalarına RAB ismine uygun eğitim metodları gitmeyince, onlar otomatik açılımını yapamamaktadırlar.
Peygamberimiz, torununu doğru eğittiği için, çocuk sinyali alıp işleyebiliyor.
Çocuk ilk farklı bakışta, alıcısı açık olduğu için hatasını anlayıp, davranışını anında kontrol edebiliyor.
Sevgili dede, davranışını kontrol eden çocuğa, hemen bakışının altında ki manayı açıklıyor:
-“Muhammed’in (s.a.v.)ehl-i beytinin sadaka malı yemediklerini bilmez misin?”
..."Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı" kitabından...
Sadaka olarak getirilen hurmalar Peygamber Efendimizin yanında bir harman şeklini almıştı.
Peygamberimiz küçük torunları Hasan ve Hüseyin toplanan hurmaların yanında oynuyorlardı.
Oyun esnasında Hz. Hasan hurmalardan bir tanesini aldı. Tam ağzına götürmüştü ki bakışları dedesinin bakışları ile karşılaştı.
Hemen elindeki hurmayı bıraktı.
Dede, yalnızca bakmıştı torununa.
Ama her zamankinden farklıydı bu bakış.
Çocuk, bu bakışın anlamını çözmüş, yapması gereken bir davranışı yaptığını fark ederek elindeki hurmayı bırakmıştı…
Bakışla eğitim sözlü eğitimden çok daha etkilidir. Bakışla eğitim için çocuğa her zaman sevgiyle bakmak gerekir ki, çocuk bakışın değiştiğini fark edebilsin.
Her zaman kendisine olumsuz bakılmaya ya da bağırılıp, kızılmaya alışmış bir çocuk bakışla eğitilemez.
Çünkü o çocuğun şahsiyeti yara almıştır. Hırpalanmıştır. Yaralı bir şahsiyet eğitim tedavisinde zor cevap verir.
Büyükleri tarafından şahsiyeti hiç zedelenmemiş bir çocuğa, bakışla eğitim yeterli olabilmektedir.
Çocuktaki eğitim merkezlerini bizim yanlış davranışlarımız kapatıyor. Kızılan bir çocuk, savunma mekanizması olarak bu merkezlerini devre dışı bırakıyor…
Otomatik eğitim merkezleri, uygunsuz eğitim metodlarına kendisini kaptırmaktadır. Devre dışı kalmış merkezlere bizim doğru eğitim sinyallerimizin gitmesi mümkün değildir.
Çünkü eğitim merkezlerimiz Allah’ın RAB isminin bizdeki tecelli noktalarıdır. O tecelli noktalarına RAB ismine uygun eğitim metodları gitmeyince, onlar otomatik açılımını yapamamaktadırlar.
Peygamberimiz, torununu doğru eğittiği için, çocuk sinyali alıp işleyebiliyor.
Çocuk ilk farklı bakışta, alıcısı açık olduğu için hatasını anlayıp, davranışını anında kontrol edebiliyor.
Sevgili dede, davranışını kontrol eden çocuğa, hemen bakışının altında ki manayı açıklıyor:
-“Muhammed’in (s.a.v.)ehl-i beytinin sadaka malı yemediklerini bilmez misin?”
..."Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı" kitabından...
Bakışla Eğitim yorumları

rey2466
04.06.2008Allah razı olsun. Ben de çocuklarımla bu tip bakışlarımla bir şeyler anlatıyorum onlar da anlıyorlarÇocuklar bizim geleceğimiz onlara Allah sevgisini verebilirsek ve Allahın dinini doğru öğretebilirsek hem bu dünyada hem de öbür dünyada mutlu olmalarına yardımcı oluruz.Selamlar sevgiler.
Konular
- Yaptıklarımızın Hesabını Vermeye Hazırlıklı Mısınız.
- Kur'an Nasıl Bir Devlet Yönetimini Öneriyor.
- Kendimize Rab lar Edindiğimizin Farkında Bile Değiliz.
- Sesli düşler
- Ömürden Kaybolan Bir Senemiz
- Yardıma ihtiyacım var
- Hakan Kenan Hoca
- Türkiye'nin Gururu Lingerium
- Zorunlu Trafik Sigortası
- Kur'an ın Bizlere İndirilme Amacını Doğru Anlamalıyız.
- Rivayetleri Aklamak Adına, Kur'an a Saygısızlık Yapmayalım.
- Allah ın Affetmesi, Şefaati Konusunu Nasıl Anlamalıyız.
- Hac Suresi 47, Zümer Suresi 42. Ayetlerin. Ölüm Ve Rüya İlişkisi.
- Allah ın Sınırlarını Aşarak, Kafirlerden Olmak İstemiyorsak.
- Kur'an neden arapça indirilmiştir. Zuhruf 2-3. Fussilet 44. Ayet.
- Elbette tek vatan bö-lü-ne-me----yiz
- Bizleri dinden saptıran en büyük yanlışımız.
- Çalışanlarınızın network trafiğini DeskGate ile inceleyin
- DeskGate en iyi sirket guvenlik programi
- Pekala ölmüyormuyuz
- Siber saldırı ve afetlere karşı veri yedekleme yazılımı DeskGate
- Işsizlik sel gibi
- Ad adres telefon
- Nuhilik (noahidizm)
- Isa beklenen yahudi mesih midir?
- Cümle kapısı..
- Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 3
- Nasreddin Hoca Fıkraları
- Allah ın resulünün bizlere örnek oluşunu, hangi kaynaktan öğrenmeliyiz?
- Ayşecik İle Yasemin Sultan